Kendini Tanı, Gücünü Bil ve Kendine İnan

Kendini Tanı, Gücünü Bil ve Kendine İnan

Başarı, önce başarılı olmaya inananların sonra da inandığı gibi çalışanların ve yaşayanların hakkıdır. İnanç, iradenin bedeni başarının ise  ruhudur. Düşün, inan, irade göster ve yap. Her düşüncenin inanca dönüşme potansiyeli, her inancın da kendisini gerçekleştirme gücü vardır.Bu gücü önce yarat sonra da hisset. İraden rehberin, inancın motivasyon ateşin olsun.

 

İlhan Ürkmez

Başarı Koçu, Danışman, Yazar ve Eğitim Uzmanı

Kişinin zekası yüksek olabilir fakat irade gücü zayıf ise o üstün zeka atıl kalır. Yapabileceğinin sınırlarını zorlamaz. Kolaya kaçar. Kolay elde edilen sonuçlarla yetinir. Zora gelmez. Kolaya alışan insan ise sorunlara yakın durur.

Diğer taraftan zekası ortalarda olupta iradesi güçlü kişi azmeder. Yapabileceğinin sınırlarını zorlar. Kolay elde edilen sonuçların mutluluk vermediğini bilir. Zoru sever. En uzağa giden okun en gergin yaydan çıktığını bilir ve hedefine kitlenir.

Hem iradesi hem de zekası yüksek olan kişinin ise önünde hiç bir güç duramaz. Böyle bir kişi hayatın kendi istediği gibi gerçekleşmesini sağlar ve istediği şekilde yaşar.

Motivasyon; stoklanamaz, saklanamaz, ödünç alınamaz ve alınıp satılamaz. Motivasyon süreklilik arz etmez. Kişinin ruh haliyle doğrudan ilgilidir ve duruma, olaylara göre değişkenlik gösterebilir. Burada önemli olan nokta; motivasyona ihtiyacımız olduğunda onu hissetmek, üretmek ve yaşamaktır.

İçten gelen motivasyon ile dıştan gelen motivasyon olmak üzere iki çeşit motivasyon vardır. İçten gelen motivasyon kişinin kontrolü dahilinde iken, dıştan gelen motivasyon dış faktörlere bağlı olarak gelişir ve değişir.

İç motivasyonu azaltan ve çoğaltan kişinin olaya bakış açısıdır. Bakış açısı sadece motivasyonu değil, kişinin içinde beslediği ve büyüttüğü her şeyin kaynağıdır.

Motivasyon öylesine güçlü bir ateştir ki; kişi şu an herşeyini kaybetse bile geleceğinin orda yine eskiden düşündüğü gibi durduğunu gösterir. Unutmayın; bir işi başarmakta sizin elinizde başaramamakta.Her iki sonuç arasındaki tek fark başaran kişinin başaracağına olan inancı iken, başaramayan kişinin ise yenilgiyi baştan kabul edip teslimiyatçı olmasıdır. Kendi sahip olduğu bilgi, beceri ve yetkinlikleriyle hedefini gerçekleştiremeyeceğine inanan kişi, teslim bayrağını çekmiş demektir.

İnsanın kendisine en fazla inandığı ve güvendiği an bütün dünyayı karşısına aldığı ve hedefine bağlı kalarak, adanarak çalıştığı andır. Bu sebepledir ki zaten büyük insanlar, her zaman ilk zaferlerini kendilerine karşı kazanmışlardır.

Kendini tanı, gücünü bil ve kendine inan. Başaracağına inanırsan ancak o zaman inandıklarını görebilirsin. Bir şeyleri başarabileceğine ne kadar inanırsan, o başarıya o kadar çok yatırım yaparsın.

Yolun açık olsun. Bu yolda inanarak ve adanarak yürü. Senden beklenen budur.

 

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir